Hoşgeldiniz!

Değerli Misafirlerimiz, Bu platform "Kütüphanecilik ve Bilgi Bilimi" camiasına fayda sağlamak amacıyla kurulmuştur. Tüm üye ve moderatörlerimiz yaptığı ve yapacağı çalışmalarla alanımıza katkıda bulunmaktadırlar. Sizler de aramıza katılmak istiyorsanız kayıt olabilirsiniz.

Dijital Okuryazarlığın Üniversite Öğrencilerinin Başarısına Etkisi

turankanbul

Administrator
Yetkili üye
Katıldı
16 Kasım 2019
Mesajlar
64
Puanlar
33
Yaş
24
Gökhan Bakır / Necmettin Erbakan Üniversitesi / Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Turan KANBUL / Çankırı Karatekin Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü

GİRİŞ
Bilgi günümüz koşullarında bireylere, kurumlara-kuruluşlara ve makro ölçekte ülkelere rekabet avantajı sağlayan temel unsurlardan biri haline gelmiştir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgi üretimi ve paylaşımı da inanılmaz bir hıza ulaşmış ve bilginin kurum-kuruluş ve devletler açısından stratejik bir unsur olarak göz önünde bulundurulması bilgi toplumunun bilgiye ve bilgi kaynaklarına daha fazla önem vermesine zemin hazırlamıştır. Teknolojinin gelişimiyle birlikte bilgi üretimi ve paylaşımında koşullar değişmiş ve değişen koşullara ya da imkanlara hızlı uyum sağlayabilmek için kurumlar veya devletler bütçelerinin büyük bir kısmını bu alanda harcamaya başlamıştır. İnsanlık tarihini kısaca özetlemek gerekirse uygarlık tarihinin ilk dönemlerinde tarım ile uğraş gösteren insanoğlu için arazi ve tarım araç gereçlerinin önem kazandığı ve devam eden süreçte sanayi devrimine gelindiğinde buharlı makinelerin icadı ve ulaşım teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ham maddenin sermaye olarak önem kazanması en sonunda ise bilgi çağına gelindiğinde ise bilginin stratejik bir güç olarak önem kazandığı söylenilebilir(Oktay, 2006). Bilgi toplumunda devletler veya kurumlar bütçelerinin büyük bir kısmını bilgi üretimine ve bilgi yönetimine harcamaya başlamıştır. Sadece bilgi üretiminin fazla olması gelişmişlik düzeyini göstermekte yetersiz kalmış, gereksinim duyulan nitelikli bilgiye doğru zamanda ve ortamda erişim önem kazanmıştır. Kurum ve devletler tarafından bilgi üretimine olduğu kadar bilgi erişimine de önem verilmeli aksi durumda üretilen bilgiye erişimin kısıtlanması veya kullanıcı tarafından erişilememesi harcanan emek ve çabanın boşa gitmesine neden olacaktır. Üretilen bilginin kullanıcılar tarafından eşit şekilde erişilmesi entelektüel toplumların göz önünde bulundurması gereken bir alan olarak görülmektedir(Ortaş, 2018).
Bilgi erişimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi gelişmekte olan ülkeler açısından son derece önemlidir. Fırsat eşitliğinin sağlanmasında ve sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesinin temel dayanaklarından biri eğitimdir. Eğitim sistemlerinin güncel gereksinimlere ve becerilere hitap edecek şekilde geliştirilmesi ve eğitim gören bireyleri değişen teknolojiye ve çağa hızlı uyum sağlayabilecekleri becerilerle donatmak önem kazanmıştır(Mercik, 2015).
Yapıcı’ya (2003) göre “Sürdürülebilir kalkınmanın bir girişim olmaktan çıkarak, yaşantıya dökülmesinin yegane yolu; sürdürülebilir kalkınma olgusuna inanmış ve bunu yaşam felsefesi haline getirmiş bireyler yetiştirmekten geçmektedir.” Bu bağlamda eğitim kurumlarına büyük sorumluluklar düşmektedir. Eğitim, ülkelerin kalkınmasında ve bilgi toplumu olma yolunda bireylere gereken yeterliliklerin kazandırılmasında yapı taşıdır.
Gelişen teknolojilerin değişen dünya düzeninde eğitim odaklı kullanılmasını sağlayabilmek ve kendi kendine öğrenen bireyleri yetiştirebilmek için entelektüel toplumların sürdürülebilir kalkınma da yeni eğitim modellerinde “bilgi okuryazarlığı veya yaşam boyu öğrenme” kavramlarına önem verdiği görülmektedir. Günümüz eğitim kurumlarında öğrencilerin belirlenen saat ve ortam koşullarında bir takım hazır bilgiyle eğitilmesi insanların doğuştan beri sahip olduğu merak duygusunu köreltmektedir. Bu bağlamda “Eğitim süreci okul eğitimiyle sınırlı kalmamakta, yaşam boyu öğrenme gereksinimi ortaya çıkmaktadır(Aldemir, 2003). ”
Bilgi toplumu olma yolunda bilgiye yapılan yatırımlar önem kazanmaktadır. Aldemir’e (2003) göre, “Toplumların geleneksel toplum yapılanmalarından farklı olarak bilgi toplumu düzeyine ulaşmasında bir takım faktörler ön plana çıkmaktadır. Bu faktörler bilgi üretimi, bilgi tüketimi ve karmaşık problemlerin çözülmesinde bilginin üst düzey kullanımı aşamalarıdır.”
Bilginin üretilmesi, paylaşılması ve yeni bilgi üretimine katkı sağlanabilmesi için öncelikle ihtiyaç duyulan bilgiye erişilmesi gerekmektedir. Bilgi okuryazarlığının tanımında “bireyin bilgi gereksiniminin farkında olması, gereksinim duyduğu bilgiye nasıl ve ne şekilde erişeceğini bilmesi ve bu bilgiye erişim sağlarken teknolojiyi etkin ve yetkin bir şekilde kullanması” ifadeleri dikkat çekmektedir. Bilgi erişim stratejileri geliştirmek ve eğitim sistemi içinde yaygınlaştırılmasını sağlamak kendi kendine öğrenen bireylerin gelişimini destekleyerek, bilimsel bilgi üretimini arttıracak ve bilgi toplumu olma yolunda zemin hazırlayacaktır.
Bilimsel bilgi üretimin merkezlerinden biri yükseköğretim kurumları yani üniversitelerdir. Üniversite eğitimi sadece teorik bilgilerin verilmesiyle değil bu bilgilerin hayata geçirilmesine katkı sağlayarak değer yaratabilmektedir. Üniversitelerin alan bilgisi eğitimini vermesinin yanı sıra öğrencilerin kendilerini yaşam boyu geliştirebilecekleri, kendi kendilerine öğrenmeye devam etmelerine yardımcı olabilecek becerilerle de donatması gerekmektedir(Mercik, 2015).
Kızıl’a (2007) göre “Eğitim kurumlarının en önemli sorumluluklarından birisi de öğrencilerin araştırma becerilerini geliştirmektir. Bu temel sorumluluk, gelişen teknoloji ve yaygın bilgisayar kullanımının yol açtığı bilgi patlaması ile daha da bir önemli hale gelmiştir. İhtiyaç duyulan bilginin ne zaman, nerde bulanacağı; bulunduktan sonra nasıl tanımlanacağı, erişimi, değerlendirilmesi ve etkin olarak kullanılabilmesi hakkında kritik düşünme yeteneklerinin öğrencilere kazandırılması gerekmektedir. Bilimsel iletişimin en önemli kavramlarından birisi olan ‘Bilgi Okuryazarlığı’nın içeriğini bu beceriler oluşturmaktadır.” Üniversitelerde bilgi okuryazarlığı becerilerinin öğrencilere kazandırılmasında en büyük sorumluluk “üniversite kütüphanecilerine” düşmektedir (Aldemir, 2003).
Teknoloji ile eğitim programları arasında sıkı bir ilişkinin varlığından söz edebiliriz. Teknolojik gelişmeler hem eğitim programlarının içeriğini geliştirmiş hem de eğitimin sunulabileceği ortamları çeşitlendirmiştir. Bilgi erişim yöntemlerinin de sürekli değişmesinde ve gelişmesinde etkili olan teknoloji, bireylerin gelişimi için oldukça önemlidir. Bu sebeple bilgi okuryazarlığı becerileri kazanımının neredeyse bir zorunluluk olması gibi teknoloji okuryazarlığı becerilerinin de kazanılması gerekmektedir.
Tüm ülkeler bilgi toplumu olma yolunda adım atarken bilgi toplumunun bireylerinin sahip olması gereken nitelikler de gittikçe önem kazanmaya başlamıştır. ‘Çok bilme’ kavramı önemini yitirmeye başlamış, ‘bilgiye nasıl ulaşacağını’ bilmek her zamankinden önemli hale gelmiştir. Yaşadığımız çağın gereksinimlerinden biri bilgi erişimde stratejiler geliştirerek her saniye daha fazla büyüyen bilgi havuzundan ihtiyacımız olan doğru, yeterli, nitelikli bilgiye erişim sağlayabilmektir. Bilgi erişim becerisinin temellerinden biri bilgi okuryazarlığıdır. Bilgi okuryazarlığı birçok okuryazarlık kavramıyla birlikte daha da genişlemekte ve gelişmektedir. Okuryazarlık okuma yazma becerisinin yanı sıra yanına geldiği kavrama bağlı olarak o alanın temel bilgisine sahip olmak anlamında da kullanılmaktadır (Kurbanoğlu, 2010).
Gelişen teknolojiye ve hızla değişen dünya şartlarına uyum sağlayabilmek için birçok okuryazarlık becerisine sahip olunması gerekmektedir. Eğitim tek başına yeterli kalmamakta ve yaşam boyu öğrenme anlayışı ve kendi kendine öğrenebilen bireyler bilgi toplumu olma yolunda adım atılmasını sağlayabilmektedir. Bilgi okuryazarlığına ait birçok tanım bulunmaktadır. Anlamı ve içeriği düzenli olarak gelişmeye devam eden bu kavrama ait birçok modelleme de yapılmıştır.
1. SEMİNERİN AMACI
İnsanoğlunun yaşamı boyunca hayatından çıkarmadığı hayatı daha kolay yaşama düşüncesi yeniliklere ve değişimlere zemin hazırlamıştır. Hayatı pratik yaşamak ve karşılaşılan sorunları daha kolay çözebilmek için sürekli çözümler aranmış ve çözümlerin aranması aşamasında bir takım gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmelerden biri kuşkusuz teknolojidir. Teknolojinin gelişmesi insan hayatını oldukça kolaylaştırmış ve cazip bir durum haline gelmiştir. İnsanoğlu yaşamını belirli mekanlar çerçevesi içinde yaşamaktadır. Bunlar; eğitim gördükleri kurumlar, geçimlerini sağlamak için çalıştığı kurumlar ve dinlenmek için kullandığı ortamlar olarak tanımlanabilir. Kuşkusuz insan hayatını en çok etkileyen eğitimdir. Teknolojik gelişmelerin, insanoğlunun hayatında önemli bir yere sahip olan eğitim üzerinde de etkileri bulunmaktadır. Teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği teknolojik araç-gereçlerin kullanımı bir takım bilgi ve becerilere sahip bireylere dönüşümü zorunlu kılmıştır. Günümüzde bireylerin sahip olması gereken temel yeterliliklerden biri bilgi okuryazarlığı becerisidir. Bu çalışmanın amacı bilgi okuryazarlığının önemini vurgulamak, bilgi okuryazarı bireylerin eğitimdeki başarılarını saptamak ve bilgi okuryazarlığı programlarının eğitim modellerinde yer almasını sağlamak olarak ifade edilebilir. Bu bağlamda çalışmanın amaçları şu şekilde sıralanabilir;
  • Dijital becerilere sahip bireylerin eğitimdeki başarılarının ölçülmesi
  • Dijital okuryazarlığın bilgi toplumundaki önemi
  • Elektronik kaynaklara erişimde bilgi okuryazarlığı ve dijital okuryazarlığının önemi olarak ifade edilebilir.
2. SEMİNERİN ÖNEMİ
Sürdürülebilir kalkınmanın ve bilgi toplumu olmanın yolu bireylerden geçmektedir. Tabandan tavana fırsat eşitliği ile bilgiye erişen ve yeni bilgi üretimine katkı sağlayan bireylerle gelişmişlik yaşanabilir. Bilgi okuryazarlığı bireylerden başlayarak ülkelerin kalkınmasında önemli rol oynamaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte eğitimin sadece okul sınırları içerisinde kalmadığı günümüz koşullarında yaşam boyu öğrenme anlayışı önem kazanmış, bireylerin kendi kendilerine öğrenme becerilerini geliştirmesi yönünde çalışmalara başlanmıştır. Bu çalışmayla birlikte özellikle yükseköğretim kurumlarında verilen eğitimlere bilgi okuryazarlığı eğitiminin eklenmesi gerektiğinin altını çizmek amaçlanmıştır.

3. YÖNTEM
Çalışma kapsamında yükseköğretim öğrencileri birinci sınıf beslenme ve diyetetik ve hemşirelik bölümü öğrencileri hedef alınarak dijital okuryazarlık ölçeği uygulanmış, bir takım veriler elde edilmiştir. Veriler elektronik ortamda yapılan anketle toplanmış ve geçersiz verilerden ayıklanmıştır. Genel bir değerlendirmeden sonra veriler normallik testinden geçirilmiş ve bağımsız değişkenlerin dijital okuryazarlık puanları hesaplanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler analiz edilmiş bir takım çıkarımlar yapılmıştır.
3.1 Evren ve Örneklem
Araştırma kapsamında örneklem olarak “Beslenme ve Diyetetik ve Hemşirelik” bölümü öğrencileri seçilmiş toplamda 124 öğrencinin katılım sağladığı anket verileri elde edilmiştir. Bu veriler belirli yöntem ve analizlerle incelenmiş ve verilere göre yorumlarda bulunulmuştur.
Tablo 1: Katılımcıların bölüm ve cinsiyet bilgileri
Cinsiyet​
ErkekKadınToplam
Beslenme ve Diyetetik
0
0,0%​
39
42,4%​
39
35,5%​
Hemşirelik
18
100,0%​
53
57,6%​
71
64,5%​
Toplam
18
100,0%​
92
100,0%​
100
100,0%​

Tablo 1’e bakıldığında katılımcıların %35,5’i Beslenme ve Diyetetik bölümü ve %64,5’i ise Hemşirelik bölümü öğrencisi olduğu görülmektedir. Bu öğrencilerin %16,1’ü erkek %83,9’u kadın olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın devamında bu veriler bağımsız değişken olarak kullanılacak ve dijital okuryazarlık ölçeğinde cinsiyet ve bölüme göre analizler yapılacaktır.
3.2 Veri toplama aracı ve verilerin toplanması
Araştırma kapsamında “Dijital Okuryazarlık Ölçeği” kullanılmıştır. Hazırlanan ankette ilk 4 sorunun öğrencilerin genel durumunu saptamak için “Bölüm, Cinsiyet, Yaşadığı Yer, Sosyal Medya Kullanımı” bilgileri sorulmuştur. Anketin Devamında ise dijital okuryazarlık düzeylerini belirlemek adına dijital okuryazarlık ölçeğinde var olan sorular yöneltilmiştir.
3.3 Verilerin analizi
Veri analizi işlemlerinden önce verilerin normalizasyonu sağlanmış ve eksiklikler kontrol edilmiştir. Bu bağlamda katılımcıların dijital okuryazarlık düzeylerinin analize uygun formata getirilmesi için 5’li likert ölçeği (1- Tamamen Katılıyorum, 2- Katılıyorum 3- Kararsızım 4- Katılmıyorum 5- Hiç Katılmıyorum) kullanılmıştır.
4. LİTERATÜR TARAMASI
4.1 BİLGİ OKURYAZARLIĞI
İçinde bulunduğumuz çağın gereksinimleri göz önünde bulundurulduğunda yaşanan teknolojik gelişmelerin hızı ve bu gelişmelerin günlük hayatlarımızı etkileyecek boyutta ki dönüşümü gerek nesnelerin gerek olguların birçok hususun dijitalleşme evresini beraberinde getirmiştir. Böylece okuryazarlık kavramı bireyler için bir edinimden daha çok gereklilik haline gelmiştir. Bu bağlamda bakıldığı zaman okuryazarlık, yazı sembollerini seslendirme ve anlamlandırma ile başlayan bir süreç olmaktan çıkıp, bu becerinin etkili bir şekilde kullanılması ile nesneleri, olgu ve olayları daha ayrıntılı anlama ve anladıklarına kendi benliğini katarak kendini ifade etme durumu olarak nitelendirilebilir. Bu bağlamda okuryazarlık, toplumun geniş bir kitlesine hitap edebilmek, bilgisini ve gücünü geliştirerek hedeflerine ulaşması için bireye olanak veren olgu olarak ifade edilmiştir(Önal, 2020). Bilgi okuryazarlığı ise birçok okuryazarlık türünden etkilenen ve teknolojinin gelişmesiyle de gelişen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. “Bilgi okuryazarlığı kavramı ilk olarak 1974 yılında ABD'de o dönemin Bilgi Endüstrisi Derneği (Information Industry Association) başkanı olan Paul G. Zurkowski tarafından ortaya atılmıştır”(Kurbanoğlu, 2010). 1999 yılında yayınlanan “Bilgi Okuryazarlığının Geleneksel Okuryazarlık ve Bilgisayar Okuryazarlığından Farkı Nedir?” isimli bir makalede geleneksel okuryazarlık ve bilgisayar okuryazarlığı ile bilgi okuryazarlığı kavramlarının sıklıkla karıştırıldığını, oysa bunların birbirleri ile ilintili olmakla birlikte oldukça farklı kavramlar olduğunu söylemektedir. Buna göre, geleneksel okuryazarlık en basit anlamda okuma, yazma ve hesaplama becerilerini gerektirmektedir. Bilgisayar okuryazarlığı ise, temel anlamda bilgisayar yazılımlarını kullanma, donanım araçları hakkında bilgi sahibi olma ve interneti etkin kullanabilmeyi gerektirir. Bilgi okuryazarlığı, bireyin bilgi gereksiniminin farkında olması, gereksinim duyduğu bilgiye nasıl ve ne şekilde erişeceğini, bu aşamada teknolojiyi etkin ve yetkin bir şekilde kullanması olarak tanımlanabilir(Kılıç, 2018). Amerikan Kütüphaneciler Birliğinin(American Library Association) 1989 yılında bilgi uzmanlığı ya da bilgi akıcılığı olarak da tanımlanan bilgi okuryazarlığı konusunda yayınladığı nihai raporunda bilgi okuryazarlığı “öğrenmeyi öğrenme” olarak tanımlanmaktadır(admin, 2006).

Öğrenmeyi öğrenme kavramı bireylerin karşılaştığı bilgi problemlerinin nasıl çözüleceğinin farkına varması ve çözüm aşamalarını sıralaması sistematik ve düzenli bir şekilde bilgi problemini çözmesi olarak ifade edilebilir. Bu bağlamda bireylerin karşılaştığı bilgi problemlerinin çözümlenmesinde bilgi okuryazarlığının altı aşamalı sürecinin anlaşılması pratik çözümlere imkan sağlayacaktır. Bu altı aşamalı iki süreç ‘Sheehy’ ile ‘Eisenberg ve Berkowitz’ tarafından ortaya konmuştur.
Sheehy (Aldemir,2003):
Bilgi problemlerinin çözümlenmesi ve doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için altı aşamadan oluşan bilgi okuryazarlığı modelini geliştirmiştir. Bu aşamalar;
  • Bilginin tanımı ve anlamı
  • Bilginin toplanması ve depolanması
  • Bilginin düzenlenmesi
  • Bilginin analizi ve değerlendirilmesi
  • Bilginin yorumlanması ve sunulması
  • Bilginin iletilmesi ve işbirliği
olarak ifade edilmektedir.
Eisenberg ve Berkowitz (Aldemir,2003) ise bilgi problemlerini benzer aşamalardan geçirmiş ve ortaya aşağıdaki aşamaları koymuştur.
  • Bilgi ihtiyacının tanımlanması
  • Bilginin aranması
  • Bilgi kaynaklarının bulunması
  • Bilgi kaynaklarının kullanılması
  • Bilginin iletilmesi
  • Bilginin değerlendirilmesi
Bilgi okuryazarlığı sürecinin her bir aşamasında teknolojik imkanlardan yararlanılmalı ve teknolojik gelişmeler sürecin aşamalarının devamlı gelişmesine ve değişmesine olanak tanımalıdır.
Bilgi okuryazarı birey olma yolunda izlenmesi gereken aşamalar şu şekilde tanımlanabilir. Birey öncelikle hangi bilgiye gereksinim duyduğunun farkına varmalı, ihtiyacı olan bilgiye erişim için kullanabileceği kaynakları tanımlamalı ve bilgi erişim sürecini başlatmalı, ardından erişilen bilgilerin değerlendirmesini yapmalı ve nitelikli gördüğü bilgiyi eleştirel okuma ve düşünme süzgecinden geçirerek kullanmalı, yeni bilgi üretimi için uygun ortamları ve uygun araçları kullanarak paylaşmalı, son olarak sonuç üzerine yeniden bir değerlendirme yapmalıdır. Bilgi okuryazarlığı aslında sonu olmayan bir süreçtir. Sürecin son aşaması olarak görülen sonuç değerlendirmesiyle aslında yeni bilgi gereksinimleri ortaya çıkmakta ve araştırma süreci tekrar başlayabilmektedir.
Yaşam boyu öğrenme algısının geliştirilmesinde ve sürdürülmesinde bilgi okuryazarlığı becerilerinin kazandırılması önem kazanmaktadır. Bilgi okuryazarlığı yetisi internet okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı, kütüphane okuryazarlığı, medya okuryazarlığı, görsel okuryazarlık vb. birçok okuryazarlık türünden etkilenmekte ve bu kavramlarla birlikte gelişme göstermektedir.
Bireylere bilgi okuryazarlığı becerilerinin kazandırılmasında bilgiyi ana meselesi olarak inceleyen eğitimci ve kütüphanecilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Özellikle eğitimciler ve üniversite kütüphanecileri bilgi okuryazarlığı programlarının hazırlanması ve uygulanması çalışmalarına önem vermelidir. Literatürde birçok bilgi okuryazarlığı modeli bulunmaktadır. Bu modeller değişen şartlara uyum sağlayabilmek amacıyla geliştirilmeye devam etmektedir.
Kurbanoğlu’na (2010) göre bilgi okuryazarlığı modelleriyle ilgili olarak şunlar söylenebilir: “Modellerin büyük bir bölümü sadece bilgi problemi çözme aşamalarından oluşurken çok sınırlı sayıda model bu aşamalara ek bazı unsurlar da içerir. Kuhlthau, Big6, Irving, Dialogue, McKenzie ve Sauce örnek olarak gösterilebilecek modellerdir. Az sayıda olmakla birlikte bilgi problemi çözme aşamaları dışında unsurlar içeren modeller de vardır. Bunlar arasında SCONUL tarafından hazırlanan Yedi Sütun (Seven Pillars) modeli ile Avustralya ve Yeni Zellanda Bilgi Okuryazarlığı Enstitüsü tarafından hazırlanan Bilgi Okuryazarlığının Unsurları (Information Literacy Elements) modelinden söz edebiliriz.”
Kuhlthau Modeli
Kuhlthau modeli, öğrencilerin bilgi arama davranışları ve bilgi problemlerini nasıl çözdükleriyle ilgili aşamaların yer aldığı bir yaklaşımdır. Modelin ilk aşamasında belirsizliğin yer aldığı, henüz konu üzerinde karar verilmediği aşamadır. Araştırma ve inceleme aşamalarında konu hakkında genel bilgi elde edilir. Elde edilen bilgiler formüle edilir sonrasında konu daraltılır veya genişletilir. Bu sayede belirsizlik ortadan kalkar ve kaynak taraması yapılır. Devamında ise sunum aşaması ve değerlendirme aşamasında ortaya çıkan ürün değerlendirilir ve sunulur (Kurbanoğlu, 2010).
Big6 Modeli
Big6 bilgi okuryazarlığı modeli bilgi problemlerini 6 aşamada çözmeyi hedeflemektedir. Big6 modelinin ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik olarak ortaya çıkması örgün öğrenim modellerini ve uzaktan eğitim modellerini büyük oranda etkilemektedir. Bu modelde ilk aşama bilgi probleminin ve bilgi gereksiniminin anlaşıldığı veya tanımlandığı aşamadır. İlk aşamada bilginin türüne ve bilgi kaynaklarına önem gösterilir. İkinci aşama ise bilginin nerede bulunduğuna ve nasıl erişileceğine dair araştırmalar yapılır. İkinci aşamanın en önemli bölümü bilginin türüne ve hangi bilgi kaynaklarına nasıl ve nereden ulaşılacağının anlaşılmasıdır. Bu sayede bilgi arama stratejileri geliştirilir, konuyla ilgili bir takım daraltma ve tarama yöntemleri belirlenir. Üçüncü aşamada ise söz konusu bilgi ve bilgi kaynaklarına erişildiği aşamadır. Devamında ise dördüncü aşamada bilginin nasıl kullanılacağına dair bilgiler verilir. Bu aşamada elde edilen bilgiler incelenir ve konuyla bağlantılı olduğu düşünülen bilgiler not edilir. Beşinci aşamada elde edilen bilgiler değerlendirilir ve değerlendirme sonucu ortaya konur. Son aşama ise ortaya çıkan sonuç veya ürünün ve bilgi arama yöntemlerinin değerlendirildiği aşamadır. Geçmişten günümüze bilimin gelişmesine göz atıldığında temel dayanağın merak olduğu görülmektedir. İnsanoğlu sahip olduğu merak duygusuyla araştırmalar yapar ve bilime katkıda bulunur(Kurbanoğlu, 2010). Günümüzde eğitim sistemlerinin ve/veya modellerinin küçük yaştaki bireylere hazır bilgiyi vermesi onların merak duygularını köreltmektedir. Yapılan araştırmalara bakıldığında uğraş sonucu elde edilen bilgilerin daha kalıcı ve değerli olduğu kanısına varan bilim adamları, toplumun her bireyini okumaya ve araştırmaya davet etmektedir. Bu bağlamda ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik hazırlanacak bilgi okuryazarlığı programı hem onların merak duygularını körükleyecek hem de doğru bir araştırma yöntemi aşılayacaktır(Bacanak, Karamustafaoğlu ve Köse, 2003).
Irving’in Bilgi Okuryazarlığı Modeli
Bir başka bilgi okuryazarlığı modeli de Irving tarafından ortaya atılmıştır. Bu model bilgi gereksiniminin analizi, ilgili kaynakların belirlenmesi, bilgi kaynaklarının saptanması, bilgi kaynaklarının değerlendirilmesi ve seçilmesi, elde edilen bilgi kaynaklarının kullanılması, bilginin kaydedilmesi, yorumlanması, analizi, sentezi ve değerlendirilmesi, bilginin şekillendirilmesi, sunumu ve iletimi, değerlendirme olmak üzere 9 adımdan oluşmaktadır. Irving, ortaya atmış olduğu modelin sadece ödev yaparken öğrenciler tarafından değil, toplumun her kesiminden bireylerin her türlü akademik, mesleki ve bireysel problemlerinin çözümlerinde kullanabileceklerini ve karşılaşılan sorunun veya problemin doğasına olarak kullanabileceğini vurgular(Kurbanoğlu, 2010).
“Dialogue, McKenzie ve Sauce gibi diğer modeller de benzer aşamalardan oluşmaktadır” (Kurbanoğlu, 2010).
Yedi Sutün Modeli yükseköğretim için hazırlanmıştır ve problem çözme aşamaları yedi adımda ele alınmaktadır (Kurbanoğlu, 2010):
  • Bilgi gereksinimini fark etme;
  • Bilgi gereksinimine uygun kaynakları seçme;
  • Bilgiyi bulmak için stratejiler geliştirme;
  • Bilgiyi bulma ve elde etme;
  • Farklı kaynaklardan bulunan bilgiyi karşılaştırma ve değerlendirme;
  • Bilgiyi düzenleme, kullanma ve iletme;
  • Bilgiyi sentezleme, mevcut bilgiye ve bilgi üretimine katkıda bulunma
Yedi Sütun Modeli bu aşamaları ‘temel kütüphane becerileri’ ve ‘bilgi teknolojileri’ becerileri üzerine yapılandırmıştır.
ANZIIL'in Bilgi Okuryazarlığının Unsurları Modeli incelenen diğer modellerden oldukça farklıdır. Model jenerik beceriler (problem çözme, eleştirel düşünme vb.), bilgi becerileri (bilgi arama ve kullanma vb.) ve inançlar (bilginin etik kullanımı ve sosyal sorumluluklar vb.) olmak üzere ilişkili üç unsurdan oluşmaktadır (Kurbanoğlu, 2010).
Tüm modeller incelendiğinde temel bilgi becerilerinin (bilgiyi bulma, değerlendirme, kullanma vb.) modellerin ortak noktasını oluşturduğu ayrıca bilgi erişim olgusunun ve diğer okuryazarlık türlerinin bilgi okuryazarlığı için ne kadar önemli olduğu anlaşılabilmektedir.

4.1.1 BİLGİ OKURYAZARLIĞI STANDARTLARI
Bilgi okuryazarı bir bireyin sahip olması gereken özellikleri detaylı tanımlayabilmek ve kavram tanımını daha net ortaya koyabilmek amacıyla bilgi okuryazarlığı standartları oluşturulmuştur. Standartlar farklı koşullara ve ortamlara uyum sağlayabilmektedir. İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim için farklı düzeylerde geliştirilmiştir. Araştırma kapsamında ele alınan konuyla ilgili olarak yükseköğretim için hazırlanan bilgi okuryazarlığı standartları incelenmiştir.
Kurbanoğlu (2010): “ACRL (2000) tarafından geliştirilen yükseköğretim bilgi okuryazarlığı standartları ise 5 temel standart ve çok sayıda performans göstergesi ile söz konusu göstergelerin öğrenme çıktılarından oluşmaktadır. Yükseköğretim standartları ve performans göstergeleri de bilgi okuryazarı bir öğrencinin sahip olması gereken becerileri ve yeterlilikleri gruplayarak sıralamaktadır.” Yeterlilikleri ve becerileri aşağıdaki şekilde açıklayabiliriz:
  • Bilgi gereksiniminin ortaya konulması
  • Etkili bilgi erişim stratejisine sahip olmak
  • Elde edilen bilginin eleştirel düşünme süzgecinden geçirilmesi
  • Elde edilen bilgi ile yeni bilgi üretimine katkıda bulunma
  • Bilginin kullanımının yasal, sosyal ve ekonomik yönlerini anlamak
Bilgi okuryazarlığı standartlarından ANZIIL, ACRL yükseköğretim standartları temel alınarak hazırlanmıştır ve dört temel unsuru vardır: Bilgi okuryazarlığı becerilerine sahip bireyler, öğrenme aşamalarını kendi kendine yönetir; bilginin kullanılması aşamasında stratejik davranmaktan memnun olur; karar aşamasında kişisel, mesleki ve toplumsal problemlerin çözümlerine ulaşabilmek için bireysel olarak veyahut bir grubun parçası olarak çaba gösterir; yaşamakta olduğu topluma katkı sağlamak ve sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası olmak için tüm sorumlulukların bilincinde olur(Kurbanoğlu, 2010).
“Ülkemizde ise Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında Bilişim Teknolojileri ve Politikaları Özel İhtisas Komisyonu Raporunda ülkemizdeki bireylerin genel olarak bilgi okuryazarlığı düzeyinin düşük olduğu belirtilmiş ve bu durumun sistematik çalışmalarla artırılması gerektiği belirtilmiştir”(Yeni̇ce vd. , 2019).
Bilgi okuryazarlığı standartları dikkate alınarak geliştirilecek eğitim programları veya modelleri bireysel gelişimin yolunu açarak ülke kalkınmasında önemli rol oynayacaktır. Bilgi toplumunda sıkça değinilen fırsat eşitliğinin bu şekilde sağlanması bilgi toplumlarının sürdürülebilir kalkınma çabasına olumlu katkıda bulunacaktır.
4.1.2 BİLGİ OKURYAZARLIĞI VE DİĞER OKURYAZARLIK TÜRLERİ
Bilgi okuryazarlığı birçok okuryazarlık kavramından etkilenen ve bu kavramları etkileyen temel olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilgisayar okuryazarlığı, çevre okuryazarlığı, ekonomi okuryazarlığı, grafik okuryazarlığı, hukuk okuryazarlığı, kütüphane okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, siyaset okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı, tüketici okuryazarlığı, medya okuryazarlığı, eleştirel okuryazarlık, yurttaşlık okuryazarlığı, web okuryazarlığı gibi birçok okuryazarlık yetisinden söz edilebilmektedir. Bilgi okuryazarlığının içeriğini geliştirebileceğimiz, kavramın en çok etkilendiği okuryazarlık türlerini ise şu şekilde özetlemek mümkündür: Kütüphane okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, internet okuryazarlığı, medya okuryazarlığı ve bilgisayar okuryazarlığı.
4.1.2.1 Kütüphane Okuryazarlığı
Kütüphane okuryazarlığı bilgi okuryazarlığının vazgeçilmez bir unsurudur. Ancak kavram yalnızca kütüphanenin ve kütüphane kaynaklarının kullanılmasıyla ilgili yeterliliklerle sınırlandırılmıştır. Kütüphane okuryazarlığı, “kütüphane kullanma yetkinliğini bir başka deyişle bilgi arama stratejileri geliştirme, bilgi bulma ve bilgi kaynaklarını değerlendirme becerilerini ifade etmektedir” (Kurbanoğlu, 2010).
4.1.2.2 Teknoloji Okuryazarlığı
Teknolojinin hayatın her alanında kullanılmasıyla birlikte bilgi teknolojisi alanında daha fazla bilgi sahibi olmak rekabet üstünlüğü elde etmek anlamına gelmeye başlamıştır. Kendi kendine öğrenme yeteneği kazanmış yaşam boyu öğrenen bireylerin kazanması gereken temel becerilerden biri teknoloji okuryazarlığıdır.
Kızıl’a (2007) göre “Teknoloji okuryazarlığı, bilgi teknolojilerindeki yenilikleri kavramak, gelişmelere uyum sağlamak, yeni teknolojileri değerlendirmek ve kullanmak becerilerini kapsamaktadır. Bilgi teknolojilerinin kullanımı bilgiye erişim için gereklidir. Bilgiye erişim ise bilgi okuryazarlığının bir parçasıdır. Dolayısıyla bilgi teknolojileri okuryazarlığı bilgi okuryazarlığının kapsamında ele alınabilecek bir beceridir.”
4.1.2.3 Dijital Okuryazarlık
Dijital okuryazarlık günümüz koşulları dikkate alındığında bilgi toplumu vatandaşlarının sahip olması gereken temel becerilerin başında gelmektedir. Dijital araçların kullanımında ihtiyaç duyulan temel becerilerden biridir. Dijital okuryazarlık olgusunu ilk aşamada değerlendirdiğimizde dijital bir cihazı veya yazılımı kullanma şekli gibi bir ifade dar bir bakış açısı ile ele almamıza sebebiyet vermektedir. Dijital okuryazarlık, kullanıcıların dijital ortamda etkin ve yetkin bir biçimde çalışabilmeleri için gerekli olan karmaşık, bilişsel, sosyolojik ve duygusal becerileri içermektedir(Karabacak ve Sezgi̇n, 2019).
Hamutoğlu ve diğerleri (2017): “Dijital okuryazarlık, farklı teknolojilerin doğru kullanılabilmesi ile birlikte doğru bilgiye ulaşma, üretme ve paylaşımda bulunabilme ve öğrenme-öğretme süreçlerinde teknolojiyi kullanabilme becerilerine sahip olmayı gerektirmektedir.”
“Gündelik yaşamın her alanına nüfuz eden internet teknolojilerinden verimli bir şekilde yararlanma gerçekleşebileceği gibi internet içeriğinin üretimi noktasında da söz sahibi olunabilir. Dijital okuryazarlık kavramı da böyle bir yaklaşımın ışığında değerlendirilmelidir. Farklı teknolojiler yardımıyla interneti güvenli bir şekilde kullanmak, bilgi yığınları içerisinden doğru bilgiyi seçebilmek için bireylerin dijital okuryazarlık yeteneğine sahip olması beklenmektedir”(Karabacak ve Sezgi̇n, 2019).
4.1.2.4 İnternet Okuryazarlığı
“Ağ okuryazarlığı” ve “Web okuryazarlığı” gibi kavramlarla eş anlamlı olarak kullanıldığı görülmektedir (Kızıl, 2007 : Kurbanoğlu, 2010). İnternet ortamında bilgiye erişmek için sahip olunması gereken becerileri tanımlayan bir kavramdır. Bilgiye erişmek, uygun kaynakları kullanmak ve yeni bilgi kaynakları üretmek için elektronik ağların kullanılmasıdır (Kızıl, 2007).
Kurbanoğlu’na (2010) göre: “Ağ ortamındaki bilginin erişimi ve kullanımı ağ okuryazarlığı becerilerini gerektirdiği için ağ okuryazarlığı bilgi okuryazarlığının bir parçası ve ön şartıdır. Benzer bir ilişkiyi ağ okuryazarlığı ile bilgisayar okuryazarlığı arasında da kurmak mümkündür. Bilgisayar okuryazarlığı ağ okuryazarlığının ön şartıdır.”
4.1.2.5 Medya Okuryazarlığı
Kızıl’a (2007) göre medya; radyo, gazete, dergi, televizyon gibi iletişim araçlarını takip edebilme, anlama ve yorumlamayı içeren süreçtir. Yaygın kullanımı ile nitelendirilirse kitle iletişim araçlarının tümü olarak tanımlanabilir. Bu tanımlamanın dışında daha kapsamlı bir alanı ifade eden medya, kişisel ya da toplumsal ayrımları gözetmeksizin bir bilgi taşıyıcısı rolü ile toplumun her kesimine bilgiyi ulaştırmayı amaçlayan araçların tümüdür. Bu araçlar hem kitle iletişim araçlarının hem de basın yayın organları diyerek nitelendirilen gazete, radyo, televizyon, internet, bilgisayar, fotoğraf, video, e-yayınlar olarak sıralanabilir. Son yüzyıllarda yaşanan teknolojik gelişmelerin değişim ve gelişimi kitle iletişim araçlarının işlevselliğine farklı bir boyut kazandırmıştır. Medyanın değişimine etki eden bu gelişmeler, medya ve okuryazarlık ilişkisini beraberinde getirmiştir. Medya ve medyadan oluşan mesajların kişileri sadece bilgilendirmekle kalmayıp, onların değer yargılarını, tavırlarını, inançlarını ve çeşitli yönleriyle yaşama bakışlarını değişik açılardan etkilemesi, hatta yeniden şekillendirip değiştirmesi, "medya" ve "okuryazarlık" kavramlarını birbirleriyle bütünleştirmiştir(Önal, 2007). Bilgisayar, internet, akıllı telefonlar gibi teknolojiler ağ tabanlı iletişime olanak sunmakta ve bu sayede küresel bir kapsama alanına sahip olan yeni medya çeşitlendirilmiş içeriğiyle, küresel bir etkileşim olanağı sunmaktadır(İlhan, 2015). Medya okuryazarlığı için genel bir tanım yapılacak olunursa teknolojik gelişimlerin sunduğu görsel ve işitsel ortamlar kullanılarak bilgiye erişim sağlanması ve analiz edilen bilginin kullanılması yeteneği olarak tanımlama yapılabilir. Medya okuryazarı bireyi için ise; hem basılı hem de elektronik ortamdaki bilgiyi çözümleyen, değerlendiren ve yeni bilgi üretebilen kişi denilebilir. Farklı bir ifade ile medya okuryazarı bireyi, medya içeriklerini bilinçli bir şekilde değerlendirebilen ve medya içeriklerine eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan kişidir(İlhan, 2015). Medya okuryazarlığı bilgi okuryazarlığı ile çok yakın bir ilişkiye sahiptir. İki kavramın da birbirlerini geliştirdiği söylenebilir. Medya okuryazarlığı ile ilgili yapılan tanımlara ve uygulamalar ele alındığında, genel olarak iki farklı yaklaşımın söz konusu olduğu görülmektedir. Bunlardan biri “Ana Akım ya da Ticari Medya Okuryazarlığı”, diğeri ise “Eleştirel Medya Okuryazarlığı” dır(Özonur ve Özalpman, 2009).
4.1.2.6 Bilgisayar Okuryazarlığı
İnsanların temel bilgisayar bilgilerini öğrenmeleri ve bu bilgileri modern çağda kullanmaları hem kendilerinin hem de gelecek nesillerin bilinçlendirilmesi ve yönlendirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. 21. yüzyılda bilgi okuryazarlığı önemli bir beceri olmakla birlikte bireyler bazında kurumlar için bir gerekliliği oluşturmaktadır(Kılınç ve Salman, 2006). Kısaca bilgisayar okuryazarlığı, bilgisayara dayalı teknolojiyi verimli ve etkili bir şekilde kullanabilme yetisidir. Kızıl’a (2007) göre: “Bilgisayar okuryazarlığı, bir insanın bilgisayarı artık klasikleşmiş birtakım işler için kullanabilmesi ve bilgisayar teknolojisi kullanılan diğer sistemleri kullanmaya kolayca adapte olması demektir. Bilgisayar okuryazarı bir insan; kişisel bilgisayarları fazla zorlanmadan kullanabilir, bilgisayarlarda temel bazı işlemleri (kelime işlemcilerle yazı yazma, basit analizler, raporlar yapma, basit çizim programları kullanma, yazıcı kullanma) gerçekleştirebilir.” Yazıcı’nın (2006) ifadesine göre; temel bilgisayar bilgilerini öğrenme, bilgisayarı günlük yaşamında yaşam kalitesini artırabilmek, bilgiye ulaşmak veya eğlence amacı ile kullanabilme, bilgisayarlarla ilgili yenilikleri izleyip tartışabilme ve üzerinde yorum yapabilme, bilişim teknolojilerini belli bir seviyede karşılaştırabilme gibi yetenek ve becerilere erişen kişiler kısaca bilgisayar okuryazarı niteliğini sağlamış demektir (Kılınç ve Salman, 2006). Bilgi okuryazarlığı becerisine sahip bireyler öncelikle bilgi teknolojisi kullanma becerisine sahip olmalıdır. Bu bağlamda incelendiğinde bilgisayar okuryazarlığı bilgi okuryazarlığının temelini oluşturmaktadır.
5. BULGULAR
Selçuk Üniversitesi Kadir Yallagöz Sağlık Yüksek Okulu, Beslenme ve Diyetetik ve Hemşirelik bölümü 1. Sınıf öğrencilerinden toplam 129 kişinin katılım sağladığı dijital okuryazarlık ölçeği ile veriler elde edilmiştir. Katılımcıların %34,9’u Beslenme ve Diyetetik bölümü ve %65,1’i ise Hemşirelik bölümü öğrencisi olduğu görülmektedir. Bu öğrencilerin %16,3’ü erkek %83,7’si kadın olarak hesaplanmıştır.
Analiz veya İstatistik türevi çalışmalarda yayın olarak kullanılan dağılım türü normal dağılım olarak görülmektedir. Normal dağılım, elde edilen veri veya veri setlerinin normal dağılışını veya dağılmayışını gösterir. Çarpıklık (Skewness) ve Basıklık (Kurtosis) değerleri dikkate alınarak ölçümü yapılabilir. Dijital okuryazarlık ölçeğinin ortalamasına ilişkin verinin çarpıklık değeri -0,050 ve basıklık değeri ise 0,099 olarak hesaplanmıştır. Bir takım referans kaynaklar çarpıklık ve basıklık değerlerine ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Bunlar;
Hair ve diğerlerine göre (2013) çarpıklık ve basıklık değerleri (skewness ve Kurtosis) -1 ve +1 arasında ise veriler normal dağılmış olarak kabul edilir.
Tabachnick ve Fidell’e göre (2013) çarpıklık ve basıklık değerleri (skewness ve Kurtosis) -1.5 ve +1.5 arasında ise veriler normal dağılmış olarak kabul edilir.
George ve Mallery’e göre (2010) çarpıklık ve basıklık değeri -2.0 ve +2.0 arasında ise veriler normal dağılmış olarak kabul edilir. Genel kabul görmüş referanslara bakıldığında elde edilen anket verilerinin normal dağılmadığı görülmektedir.
Bu bağlamda elde edilen verinin normallik testi Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk değerlerine bakılarak analizler yapılmıştır. Örneklem sayısı 30’dan az olduğunda Shapiro Wilks, fazla olduğunda ise Kolmogorov-Simirnov testi kullanılır. Örneklem sayısının 110 olması Kolmogorov-Simirnov testinin dikkate alınmasına olanak sağlamıştır. Kolmogorov-Simirnov test sonucu ise 0,063 olduğundan yani 0,05’ten küçük olması verilerin normal dağılmadığını göstermektedir. Bu değerler Tablo 2’de görülmektedir.
Tablo 2: Normallik Testi
Kolmogorov-Smirnov​
Shapiro-Wilk​
Statistic​
df​
Sig.​
Statistic​
df​
Sig.​
Katılımcıların ölçekten aldığı toplam puanın ortalaması
,063​
110​
,200*​
,982​
110​
,159​
Normallik test sonucundan sonra verilere ilişkin hesaplamalarda bulunulduğunda standart katılımcıların vermiş olduğu yanıtların standart sapmasının hesaplanması gerekmektedir. Bu bağlamda verilerin standart sapması hesaplanmış ve tablo 3’de standart sapmaya ilişkin verilere yer verilmiştir. Bir takım referans kaynaklara göre standart sapmanın ortalamanın ¼ oranında veya buna yakın değerler arasında olması gerektiğini vurgulamıştır.
Tablo 3: Ortalama, Standart Sapma, Basıklık ve Çarpıklık Değerleri
İstatistik​
Katılımcıların ölçekten aldığı toplam puanın ortalamasıOrtalama
2,1283​
Standart Sapma
,53329​
Basıklık (Skewness)
-,050​
Çarpıklık (Kurtosis)
,099​
Tablo 4’de katılımcılardan 39’u büyükşehir, 17’si il merkezi, 39’u ilçe, 6’sı kasaba ve 9 katılımcı da köy merkezinde yaşamaktadır. Toplam değerlere bakıldığında büyükşehir ve ilçe merkezinde oturan katılımcı sayısının çoğunluğu oluşturduğu görülmektedir. Tablo 4, katılımcıların yerleşim yerleriyle ilgili bilgileri içermesi çalışma için önem arz etmektedir. Yerleşim yerlerinin teknolojik alt yapısı bireyin teknoloji gereksinimine cevap olmaktadır. Örneğin köy merkezlerinde internet ve teknolojik cihazlara ulaşmak il merkezi ve büyükşehirlere göre daha zordur. Bu durum bireylerin dijital okuryazarlık düzeyini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır.

Tablo 4 : Katılımcıların bölümlerine göre yerleşim yerleri
Bölümünüz Nedir?​
Üniversite hayatı öncesi yaşadığınız yer neresidir?​
Toplam​
Büyükşehir​
İl Merkezi​
İlçe​
Kasaba​
Köy​
Beslenme ve Diyetetik​
17​
8​
8​
2​
4​
39​
43,6%​
47,1%​
20,5%​
33,3%​
44,4%​
35,5%​
Hemşirelik​
22​
9​
31​
4​
5​
71​
56,4%​
52,9%​
79,5%​
66,7%​
55,6%​
64,5%​
Toplam​
39​
17​
39​
6​
9​
110​
100,0%​
100,0%​
100,0%​
100,0%​
100,0%​
100,0%​



Tablo 5: Dizüstü Bilgisayara sahip katılımcıların dijital okuryazarlık düzeyi
Dizüstü Bilgisayar
Katılımcı​
Ortalama​
Standart Sapma​
Katılımcıların ölçekten aldığı toplam puanın ortalamasıEvet
59​
2,0851​
,50022​
Hayır
51​
2,1782​
,57008​

Tablo 5’de katılımcıların dizüstü bilgisayarına sahip olup/olmamaları ile dijital okuryazarlık düzeyi arasındaki bağlantı incelenmiştir. Tabloya bakıldığında dizüstü bilgisayara sahip katılımcıların dijital okuryazarlık oranlarının dizüstü bilgisayara sahip olmayan katılımcılara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Ortalama verilerinin birbirine yakın değerler olması dijital okuryazarlığına etki eden diğer faktörleri de göz önünde tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Tablo 6’da katılımcıların facebook kullanım sıklığı ve dijital okuryazarlık düzeyi incelenmiştir. Facebook kullanan katılımcıların dijital okuryazarlık düzeyleri kullanmayan katılımcılara göre oldukça yüksektir. Bu durum katılımcıların dijital ortamda geçirdiği süreyle dijital okuryazarlık becerilerini kazanmasıyla doğru orantılı olduğunu göstermektedir. Örneğin sosyal medyada harcanılan zamanın bilgisayar ve teknolojik araçların kullanımını bireylere benimsetmektedir. Yani bireylerin dijital ortamda geçirmekte olduğu zaman bir takım bilgi ve becerileri edinmelerine olanak sağlamaktadır.

Tablo 6: Katılımcıların facebook kullanım sıklığı ve dijital okuryazarlık düzeyi

Facebook
Katılımcı​
Ortalama​
Standart Sapma​
Katılımcıların ölçekten aldığı toplam puanın ortalamasıEvet
4​
1,9400​
,81031​
Hayır
106​
2,1354​
,52447​
Tablo 7’de ise katılımcıların youtube kullanma ve dijital okuryazarlık puan ortalaması yani dijital okuryazarlık düzeyi karşılaştırılmış ve sosyal medyada zaman geçiren bireylerin dijital okuryazarlık düzeyleri sosyal medyada zaman geçirmeyen bireylere göre daha yüksek olduğu görülmektedir.

Tablo 7: Katılımcıların youtube kullanım sıklığı ve dijital okuryazarlık düzeyi
Youtube
Katılımcı​
Ortalama​
Standart Sapma​
Katılımcıların ölçekten aldığı toplam puanın ortalamasıEvet
79​
2,1247​
,50522​
Hayır
31​
2,1374​
,60790​
Tablo 8’de ise yine aynı şekilde sosyal medya kullanan bireylerin, sosyal medya kullanmayan bireylere göre dijital okuryazarlık düzeyleri yüksek olduğu görülmektedir. Bu durum dijital okuryazarlık düzeyinin teknolojik cihazlarla iç içe olmanın ve sıklıkla teknolojiden yararlanmanın faydalarını ortaya koymaktadır.



Tablo 8: Katılımcıların twitter kullanım sıklığı ve dijital okuryazarlık düzeyi

Twitter
Katılımcı​
Ortalama​
Standart Sapma​
Katılımcıların ölçekten aldığı toplam puanın ortalamasıEvet
45​
2,1222​
,56006​
Hayır
65​
2,1325​
,51834​
Yukarıda belirtildiği gibi Tablo 9’da da aynı durum söz konusudur. Teknolojik cihazları sıklıkla kullanan bireylerin dijital okuryazarlık düzeyi nadiren kullanan bireylere göre daha yüksek olduğu görülmektedir.

Tablo 9: Katılımcıların teknoloji araçları kullanım sıklığı ve dijital okuryazarlık düzeyi
Teknoloji araçlarını günde ortalama kaç saat kullanıyorsunuz?
Katılımcı​
Ortalama​
Standart Sapma​
Katılımcıların ölçekten aldığı toplam puanın ortalamasıNadiren
42​
2,1352​
,53427​
Sıklıkla
68​
2,1240​
,53661​


SONUÇ ve ÖNERİLER
Çalışma kapsamında elde edilen veriler incelenmiş ve bir takım sonuçlar elde edilmiştir. Dijital okuryazarlık düzeyine etki eden faktörler arasında sosyal medya kullanımı, teknolojik cihazlarla sıkı ilişki içinde olmak, yaşamını sürdürdüğü yerleşim yerinde teknolojik alt yapının gereksinimi karşılaması ve teknolojik donanımlara sahip olmak gibi birçok etkenden bahsedilebilir. Bütün bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda dijital okuryazarlık becerilerini elde edebilmek için bir alışma evresine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle bireylerin geçmişte veya günümüzde teknolojiyle iç içe olması ve sıklıkla kullanması gelecekte dijital okuryazarlığı becerilerine sahip olmalarına zemin hazırlayacaktır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler kapsamında katılımcılara ait genel not ortalaması elde edilmiş fakat pandemi sürecine ait yani çevrimiçi eğitimin başladığı döneme ait not ortalaması sağlıklı bir şekilde elde edilememiştir. Bu durum çevrimiçi eğitimin sürdürüldüğü döneme ait öğrenci başarılarını incelemeyi merak konusu haline getirmiş ve devamında ise çalışmaların bu yönde olabileceği öngörülmektedir. Bu bağlamda dijital okuryazarlık düzeylerinin artırılması için dijital okuryazarlık eğitimi, teknoloji kullanımı ve elektronik ortamda bulunan kaynaklara yönelik erişimle ilgili eğitimlerin tüm bireylere aktarılması gerekmektedir.



KAYNAKÇA

Aldemir, A. (2003). “Bilgiye Erişimde Yeni Yaklaşım: Bilgi Okuryazarlığı”, Bilgiye Erişimde Değişen Yollar ve II. Tıbbi Bilgi Yönetimi ve Teknolojileri Sempozyumu. Erişim adresi: http://kaynak.unak.org.tr/bildiri/unak03/u03-29.pdf
admin. (2006, Temmuz 24). Presidential Committee on Information Literacy: Final Report [Text]. Association of College & Research Libraries (ACRL). http://www.ala.org/acrl/publications/whitepapers/presidential
Bacanak, A., Karamustafaoğlu, O., & Köse, S. (2003). Yeni Bir Bakış: Eğitimde Teknoloj Okuryazarlığı. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 14(14), 191-196.
Farmer, L. S. J., Stričević, I., & International Federation of Library Associations and Institutions. (2011). Using research to promote literacy and reading in libraries: Guidelines for librarians. International Federation of Library Associations and Institutions.
George, D., & Mallery, M. (2010). SPSS for Windows Step by Step: A Simple Guide and Reference, 17.0 update (10a ed.) Boston: Pearson
Hair, J. F., Black, W. C., Babin, B. J., Anderson, R. E., & Tatham, R. L. (2013). Multivariate Data Analysis: Pearson Education Limited.
Hamutoğlu, N., Güngören, Ö., Uyanık, G. ve Erdoğan, D. (2017). Dijital Okuryazarlık Ölçeği: Türkçe’ye Uyarlama Çalışması. Ege Eğitim Dergisi, 18(1), 408- 429. Erişim adresi: https://www.researchgate.net/profile/Nazire_Hamutoglu/publication/318638627_Dijital_Okuryazarlik_Olcegi_Turkce_'ye_Uyarlama_Calismasi/links/59ba42b0aca27241618fa855/Dijital-Okuryazarlik-Oelcegi-Tuerkce-ye-Uyarlama-Calismasi.pdf
İlhan, E. (2015). MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ VE YENİ MEDYA ALGISINA ETKİSİ. Erciyes İletişim Dergisi, 4(1). doi:10.17680/akademia.v4i1.5000033736
Karabacak, Z. İ. ve Sezgi̇n, A. A. (2019). TÜRKİYE’DE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE DİJİTAL OKURYAZARLIK, 25.
Kılıç, Ç. (2018). BİLGİ OKURYAZARLIĞI, YAŞAM BOYU ÖĞRENME VE EĞİTİMDEKİ YANSIMALARI. The Journal of Academic Social Sciences, 65(65), 48-62. https://doi.org/10.16992/ASOS.13369
Kılınç, A., & Salman, S. (2006). Fen ve Matematik Alanları Öğretmen Adaylarında Bilgisayar Okuryazarlığı. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 17.
Kızıl, M. (2007). Yükseköğrenimde Bilgi Okuryazarlığı (Selçuk Üniversitesi Örneği), Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ana Bilim Dalı Araştırma Yöntemleri Bilim Dalı. Erişim adresi: http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/62/Muhammet Kızıl -tez.pdf?sequence=1&isAllowed=y
Kurbanoğlu, S. S. (2010). Bilgi Okuryazarlığı: Kavramsal Bir Analiz. Türk Kütüphaneciliği, 4(24), 723 747. Erişim adresi: http://www.tk.org.tr/index.php/TK/article/viewFile/447/437admin. (2006, 24 Temmuz). Presidential Committee on Information Literacy: Final Report. Association of College & Research Libraries (ACRL). Text. 7 Temmuz 2020 tarihinde http://www.ala.org/acrl/publications/whitepapers/presidential adresinden erişildi.
Kılıç, Ç. (2018). BİLGİ OKURYAZARLIĞI, YAŞAM BOYU ÖĞRENME VE EĞİTİMDEKİ YANSIMALARI. The Journal of Academic Social Sciences, 65(65), 48-62. doi:10.16992/ASOS.13369
Kılınç, A. ve Salman, S. (2006). Fen ve Matematik Alanları Öğretmen Adaylarında Bilgisayar Okuryazarlığı. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 17.
Kurbanoğlu, S. S. (2010). Bilgi Okuryazarlığı: Kavramsal Bir Analiz. Türk Kütüphaneciliği, 4(24), 723-747.
Mercik, V. (2015). Eğitimde fırsat eşitliği, toplumsal genel başarı ve adalet ilişkisi: PISA Projesi kapsamında Finlandiya ve Türkiye deneyimlerinin karşılaştırması. http://dspace.balikesir.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12462/2562 adresinden erişildi.
Oktay, M. İ. E. (2006). Bilginin bir stratejik güç olarak önemi ve örgütlerde bilgi yönetimi. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal Ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 2006(1), 15-29.
Ortaş, İ. (2018). Bilgi ve İletişim Çağında Bilimsel Bilgiye Erişimin Önemi ve Türkiye’nin Bilgiye Erişim Potansiyeli. Türk Kütüphaneciliği, 32(3), 223-232-232. doi:10.24146/tkd.2018.39
Önal, H. İ. (2007). Medya Okuryazarlığı: Kütüphanelerde Yeni Çalışma Alanı. Türk Kütüphaneciliği, 21(3), 335-359-359.
Önal, H. İ. (2020, 3 Mayıs). Medya Okuryazarlığı: Kütüphanelerde Yeni Çalışma Alanı. Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Okuryazarlık&oldid=22325175 adresinden erişildi.
Özonur, D. ve Özalpman, D. (2009). Türkiye’de Medya Okuryazarlığı Projesi Üzerine Bir Değerlendirme. Marmara İletişim Dergisi, (15), 196.
Tabachnick and Fidell, 2013 B.G. Tabachnick, L.S. Fidell Using Multivariate Statistics (sixth ed.)Pearson, Boston (2013)
Yeni̇ce, N., Yavaşoğlu, N., Alpak Tunç, G. ve Candarlı Arıkoz, F. (2019). Öğretmen Adaylarının Bilgi Okuryazarlık Düzeyleri İle Bilimsel Araştırmaya Yönelik Tutumlarının İncelenmesi, (47), 77-95.
 
Top